Denetim ve İç Kontrol Yönetimi
Güven kontrole mani değildir!…
Yenilenen Türk Ticaret Kanunumuzun getirdiği belki de en önemli yenilik; Şirketlerin sürdürülebilirliği, hayatta kalabilmeleri ile ilgili olarak Şirket Ortaklarına düşen denetim ve iç kontrol sorumluluğunun ilk defa yazılı hale getirilmesidir. Zaten var olan bu sorumluluk, ilk defa yazılı hale getirilmiş ve şirketlerde denetim ve iç kontrolün önemi bu denli güçlü vurgulanmıştır. Bu konu ile ilgillenenler bilirler ki; iç kontrol kavramı denetimden çok daha kapsamlı ve geniş bir kavramdır. Örneğin, sağlıklı işleyen bir iç kontrol sistemi kurmadan denetimden bahsetmek mümkün değildir.
İç kontrol sistemi; şirketin benimsediği etik değerlerden başlayarak kurumsallaşma düzeyine ve şirket ortaklarının kurumsallaşmaya / profesyonelleşmeye nasıl baktıklarına kadar bir dizi sorunun cevabını arar. Çok sık kullandığımız «denetlenebilir şirket» tanımı ancak iç kontrol sistemi kurulmuş ve işleyen şirketler için geçerlidir.
Bu nedenle, denetim desteği talep edilen ve/veya denetim ihtiyacı olduğu tespit edilen şirketlerde öncelikle denetlenebilir olma kriteri değerlendirilir. Çünkü, iç kontrolün gerekliliğini benimsemiş şirketlerde yapılan denetim faaliyetleri, yanlışı/eksiği onaylayan noter işlemleri olmaktan çok, iyi bir teşhis ve tedavi sürecinin başlangıcı olmaktadır…
