Türk gibi başla, Alman gibi sürdür, İngiliz gibi bitir!...

Avrupa’da çok bilinen bir sözdür. Çünkü yaşanan tecrübeler göstermiştir ki; Türkler bir işe şevkle başlarlar, Almanlar kendilerine has disiplinleri ile devam ettirirler ve İngilizler de mutlaka sonuca ulaşırlar.

Şirketler yaşayan organizmalardır ve mutlak suretle değişime gelişime ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle, her şirketin içinde bu eksikleri tamamlayabilmek adına başlatılan çok sayıda proje vardır. Kimi zaman şirket sahiplerinin talebi, kimi zaman yasal zorunluluk kimi zaman da şirketin belirgin ihtiyaçları için gerçekleştirilen bu projeler «Türk» gibi başlar. Amaç, ilk günün heyecanı ve şevkiyle devam edip, hedeflenen sonuca ulaşmaktır ama maalesef bu çoğu zaman mümkün olamaz. Türk şirketlerindeki proje yönetimi başarısızlıklarının temelinde (Alman gibi) disiplinli bir proje planının olmaması, olsa da uyulmaması ve (İngiliz gibi) net ve sabit bir proje hedefinin belirlenmemiş olması gerçeği yatar.

Bu nedenle, şirketlerin proje geliştirme ihtiyaçları duyduğu konularda, proje konusunun doğru tanımlanması, belirli bir proje takvimine bağlı olarak doğru planlanması, doğru seçilmiş bir proje ekibi ile net olarak konmuş proje hedefine ulaşmaları sağlanır.